DEVLET AKLI MI, YÖNETİLEBİLİR TOPLUM MÜHENDİSLİĞİ Mİ?

Türkiye’de “devlet aklı” denince herkes güvenlikten, diplomasiden, istihbarattan bahsediyor…

Ama kimse farklı bir soru sormuyor…

Misal…

Neden bu sistemde hep birbirine benzeyen insanlar yükseliyor?…

Neden çok düşünen değil, çok uyum sağlayan görünür oluyor?…

Neden sevilmenin bedeli; sivrilmemek, sorgulamamak ve rahatsız etmemek oluyor?…

Belki mesele sadece seçim sistemi değildir…

Belki görünür olmanın da görünmez kuralları vardır…

Çünkü bazı düzenler; güçlü karakterleri sevmez. Öngörülebilir insan ister. İtiraz eden değil, yönetilebilen insan…

Gerçek devlet aklı; insan kalitesini büyütür oysa, karakterli insanını yoran bir sistemi koruyan ya da kuran bir sistem nasıl olurda “devlet aklı” olur…

Ve insan ister istemez şu soruyu da sormadan edemiyor…

O zaman “devlet aklı”; güçlü ve donanımlı karakterleri büyütmek için değil de yönetilebilir insan üretmek için mi var?…

Ve insan ister istemez en tehlikeli soruyla baş başa kalıyor…

Bir ülkede; düşünen yoruluyor, sorgulayan dışlanıyor, karakterli insan sistemin dışında bırakılıyorsa…

O zaman bu düzen gerçekten “bizim” için mi var?…

Yoksa bizden; sadece susmamız, uyum sağlamamız ve yönetilebilir olmamız mı bekleniyor?..

Ve günün sonunda insanın zihninde şu kırıcı soru büyüyor; Bu devlet bizim devletimiz mi…

Yoksa sadece kendine benzeyen insanların rahat ettiği bir mekanizma mı?…

Devlet Aklı ve Strateji
Zihinsel Egemenlik
Toplum Mühendisliği
Psikolojik Harp ve Algı Yönetimi
İnsan Kalitesi ve Gelecek

Yorumlar

Yorum bırakın