Bazı insanlar vardır; rüzgar nereye eserse oraya savrulur. Bir gün bir fikrin savunucusuyken, ertesi gün tam karşısındadır. Çünkü inancı, yani itikadı sağlam değildir. Oysa sağlam itikad, insanın hayatına pusula gibi yön verir. Nereye gideceğini, neye dur diyeceğini, neye evet diyeceğini iyi bilir. Dünya onun önünde eğilmez belki ama o, dünyanın dayattığı hiçbir yalana boyun eğmez.
“İnancı sağlam olan, kalabalıklara değil hakikate yaslanır.”
@stratejivefikirler
Toplumun çivisi çıkmış gibi… Dürüstlük ayıplanıyor, erdem küçümseniyor, sabır zayıflıkla karıştırılıyor. Ama böyle zamanlarda bir kişi çıkar; sözleri değil, duruşuyla konuşur. O kişinin omurgasını sağlam kılan şey; imanıdır, değerlerine bağlılığıdır.
“İnancını pazarlık konusu yapmayanlar, hakikatin taşıyıcısı olur.”
@stratejivefikirler
Kimi zaman bir fikre, kimi zaman bir mücadeleye, kimi zaman da bir insana güvenerek yürürüz. Ama en büyük güven, insanın iç dünyasında başlar. Orası ne kadar güçlü olursa, dışarıdaki fırtınalar o kadar az zarar verir.
“Dışarıda fırtına kopsa da, içi sağlam olan sarsılmaz.”
@stratejivefikirler
Geldiğimiz çağda, inançsızlık değil, inanç zayıflığı daha çok yara açıyor. İnsanlar bir şeye inandığını söylüyor ama küçük çıkarlar uğruna bu inançları rafa kaldırabiliyor. Oysa sağlam bir inanç, bir duruştur; ve bu duruş, dünyanın tüm kirli oyunlarına karşı meydan okumaktır.
“İtikadı sağlam olan, eğilmez. Çünkü eğilmek, karakter kaybıyla başlar.”
@stratejivefikirler
Unutmayalım, sağlam inanç; yalnızca ibadetle değil, yaşamın her anında dik durmakla ölçülür. Cesaretin kaynağıdır, sabrın zırhıdır. Dünya değişse de o değişmez. Çünkü o, kalbin en derininde sabitlenmiş bir hakikattir.
“Sağlam itikad, insanın görünmeyen zırhıdır.”
@stratejivefikirler
Gürkan KARAÇAM

Yorum bırakın