Zeki insan, bu satırları bir savunma refleksiyle değil, zamanı okuyan bir aklın uyarısı olarak yazıyorum. Çünkü artık güç, bağırarak konuşmuyor. Güç, sessizce yerleşiyor ve nereye yerleştiğini en iyi bilenler, okyanuslara bakıyor.
Karaya hâkim olmak bir sonuçtur. Okyanusa hâkim olmak ise sebep.
Bugün dünya düzeni, kara haritalarından değil; mavi boşluklardan yönetiliyor. O boşluk sanılan alanlar, aslında küresel iradenin en yoğunlaştığı yerler. Ben bu yüzden okyanusu “su” diye tanımlamıyorum. OKYANUS, HAREKET EDEN EGEMENLİKTİR. Limana bağlı olmayan, izne ihtiyaç duymayan, beklemeden karar verebilen egemenlik.
Türkiye ilk uçak gemisi için yola çıktıysa, bu bir proje değildir. Bu, aklın kıyıdan açılmasıdır ama zeki insan, kıyıdan açılmak yetmez. Okyanusta kalıcı olmak gerekir.
MAVİ KITA DOKTRİNİ NE SÖYLER?
Mavi Kıta, denizi savunma alanı olmaktan çıkarır; karar alanına dönüştürür. Mavi Kıta, “tehdit gelirse karşılık veririm” demez; “Ben buradayım, o yüzden tehdit oluşmaz” der.Bu yüzden tek bir uçak gemisi, niyet gösterir. Birden fazla uçak gemisi ise niyetin geri dönüşsüz olduğunu ilan eder.
Okyanuslar birbirine benzemez. Isısı farklıdır, derinliği farklıdır, trafiği, tehdidi, psikolojisi farklıdır. Aynı gemiyi her yere gönderirsen, hiçbir yerde tam olamazsın. Bu nedenle Türkiye, okyanuslara göre şekillenmiş bir uçak gemisi aklı üretmelidir. İsimleri de, donanımı da, ruhu da buna göre konuşmalıdır.
DERİN OKYANUS AKLI: SABIR VE MENZİL
Genişliğin insanı yuttuğu, mesafelerin zamanı uzattığı okyanuslarda güç, bağırarak değil bekleyerek kurulur. Bu gemi; uzun süre ikmalsiz kalabilen, yüksek menzilli hava unsurlarını taşıyan, elektronik harp kapasitesiyle düşmanı görmeden etkisizleştirebilen bir akıl ister. Radarları bakmaz; dinler. Hava kanadı sadece saldırmaz; alan tutar. Bu gemi Türk tarihinde sabrın ve derinliğin ismini taşır. Çünkü burada güç, hız değil dayanıklılıktır.
“Derinlik kazanmamış güç, mesafe görünce panikler.”
TRAFİĞİN OKYANUSU: HIZ VE DENGE
Sürekli temasın, yoğun donanma trafiğinin olduğu okyanuslarda gemi; hızlı karar veren, müttefik sistemlerle uyumlu ama bağımsız çalışabilen bir yapıda olmalıdır. Çok katmanlı hava savunması, yoğun sorti kapasitesi ve anlık tehdit analizini yöneten yapay zekâ destekli komuta sistemi burada esastır. Bu gemi, manevra kabiliyetiyle konuşur. Denge kurar, alan kilitler. İsmi, denizi vatan yapan bir hafızayı taşır.
“Denge kuramayan güç, kalabalıkta kaybolur.”
SICAK OKYANUS AKLI: SÜREKLİLİK VE LOJİSTİK
Enerji yollarının, ticaret boğazlarının ve vekâlet savaşlarının iç içe geçtiği sıcak okyanuslarda asıl mesele vurmak değil, kalabilmektir. Bu gemi insansız hava ve deniz sistemleriyle örülmüş bir ağın merkezidir. Lojistik kapasitesi geniştir; bakım-onarım yeteneği yüksektir. Hava kanadı; keşif, gözetleme ve nokta hassasiyetinde süreklilik sağlar. İsmi, ulaşılması hedeflenen bir ülküyü taşır. Çünkü burada güç, bir anlık gösteri değil uzun soluklu varlıktır.
“Sürekli olmayan güç, hatıra olur.”
SOĞUĞUN SINAVI: DAYANIKLILIK VE İRADE
Soğuk okyanuslar teknolojiyi değil, kararlılığı sınar. Bu gemi; buzlu hava koşullarına uyumlu gövdeye, düşük sıcaklıkta çalışan sistemlere ve personel dayanıklılığını merkeze alan yaşam alanlarına sahiptir. Enerji verimliliği yüksektir; iklim düşmanlığını avantaja çevirir. Burada gemi, sadece platform değil; irade taşıyıcısıdır. İsmi, devleti ayakta tutan kut anlayışını fısıldar.
“Zor coğrafya, zayıf niyeti affetmez.”
SESSİZ GELECEK: GÖRÜNMEDEN VAR OLMAK
Kuzeyin sessizliğinde güç, iz bırakmadan yürür. Bu gemi düşük ısı izi, gelişmiş sensör füzyonu ve siber savunma ağıyla çalışır. Hava kanadı; erken uyarı, uzun süreli keşif ve düşük görünürlüklü platformlardan oluşur. Burada amaç görünmek değil; oyunu görünmeden kurmaktır. İsmi, Türk aklında rehber olan sembolü taşır. Çünkü burada caydırıcılık, sessizliktir.
“Görünmeyen güç, en pahalı sigortadır.”
ŞİMDİ SORULARIMI YENİDEN SORAYIM
Zeki insan, okyanuslarda adı olmayanın, masada sözü olur mu? Uçak gemisini sembol sanan bir akıl, küreseli nasıl okur? Gelecek, kıyıda bekleyenleri mi hatırlar; maviye irade koyanları mı?
Bu yazım bir temenni değil. Satırlarım hayati bir akıl yürüyüşü ve Türkiye’nin önünde açılan yol nettir: Ya maviye bakıp konuşacak ya da mavide konuşulanlardan biri olacak.Ve şunu açıkça söyleyeyim:
Okyanusları okuyan bir millet, geleceği beklemez; onu tasarlar.
Gürkan KARAÇAM
#uçakgemisi #okyanus #barbaros #tuğrul #çagrı #turkiye

Yorum bırakın