Zeki insan, bugün sana bir haberi anlatmayacağım çünkü zaten biliyorsun. Bugün dünyaya ne söylendiğini anlatacağım. Çünkü zeki insan olan biteni değil; olan bitenin zihnimize ne yaptığını okur.
Bugün Amerika Birleşik Devletleri dünyaya tek cümlelik bir mesaj verdi: “Alınabiliyor.” Bu cümle kısa ama etkisi nükleer. Çünkü bu cümle söylendiyse, artık soru “kim suçlu?” değil. Soru şu; “Kim sırada?”
Bir tanım yapalım, çıplak ve net: Alınabilirlik, bir liderin güvenliğinin değil; dokunulmazlık fikrinin iptal edilmesidir. Bir lideri alırsın; ama asıl aldığın şey herkesin kafasındaki ‘bize olmaz’ duvarıdır.
Bugün bir başkan alındı. İsim önemsiz. Önemli olan emsal. Zeki insan, emsal bir kez oluştu mu, hukuki meşruiyete kimse ihtiyaç duymaz. Bu kendi kendine yürür ve yürürken önüne çıkan isimleri tartışmaya açar.
Mesela… Donald Trump. “Olur mu?” diyenleri duyar gibiyim. “ABD Başkanı o” diyenler var. Gülümsüyorum. Çünkü bugün olanlardan sonra artık hiçbir unvan, kişileri koruyamaz. Eğer “bir devlet başkanı alınabiliyorsa”, “ABD BAŞKANI NEDEN ALINAMASIN?” sorusu akla aykırı değildir. Bu soru artık yasak da değildir. SADECE ZAMANSALDIR.
Bir adım atlayalım, tacın olduğu yere gidelim. III. Charles. Taç… Bir zamanlar kutsaldı. Bugün ise alışkanlıktır. Alışkanlıklar, emsaller karşısında en zayıf zırhtır. Taç seni korumaz. Seni, başkalarının almaya cesaret edememesi korur ve cesaret eşiği düştüğünde, tarih protokol tanımaz.
Bir tanım daha zeki insan , burası önemli: Kognitif Caydırıcılık, bir gücün değil; bir fikrin caydırmasıdır. “Bu yapılamaz” dedirten fikir mesajla. Bugün dünya şunu öğrendi: “Yapılamaz” dediğimiz şeyler yapılabiliyormuş.
Şimdi kuzeye bakalım. Vladimir Putin. “İmkânsız” diyenleri duyar gibiyim. “Caydırıcılık” diyenlerin sesi kulağıma geliyor. Hadi canım diyorum…
Soruyu değiştiriyorum, zeki insan: Caydırıcılık, füze mi, yoksa emsal algısı mı? Algı yıkıldıysa, silahlar sadece zaman kazandırır.
Burada hukukla biraz mizah yapalım, acı ama gerçek: Hukuk kitapta der ki: “Devlet başkanları dokunulmazdır.” Gerçeklik sahada der ki: “Dokunulmazlık, dokunulmadığı sürece geçerlidir.” Ve kitap susar. Helikopter konuşur.
Bir tanım daha, şah mat noktası: Meşruiyet Enflasyonu; bir gücün kendi ihlaliyle herkese aynı ihlali akla uygun hale getirmesidir. Sen yaparsan, başkası neden yapmasın?
Zeki insan, artık çağın adı kondu:
Bu çağ savaş çağı değil.
Bu çağ darbe çağı değil.
Bu çağ Alınabilirlik Çağı.
Kimseyi sürekli almana da gerek yok. Alınabilir olduğunu düşündürtmen yeter.
Bununla liderler karar alırken hukuku değil, “Acaba?”yı düşünmeye başlar ve işte asıl felaket burada başlar.
Son sözüm, net ve sert olsun istedim:
Dokunulmazlık evrensel bir ilke değilmiş. Geçici bir uzlaşmaymış. Uzlaşma bozulduysa, başkanlar da , krallar da sıraya girer ve güçlü dediğin herkes zihinsel bir bekleme salonuna alınır.
Şimdi tüm uluslara , son sorumu soruyorum; Kim gerçekten alınamaz olduğunu sanıyor? Ya da artık uluslararası hukuk diye bir şeyden bahsedilebilir mi?
Gürkan KARAÇAM
#venezüella #maduro #trump #dünya #alınabilir

Yorum bırakın