Kahpelik…
İnsanın yüzüne başka, arkasından başka konuşması. Görmediği bir olayı “herkes böyle söylüyor” diye süsleyip, görmüş gibi ifade vermesi. Düşük ya da büyük baskılarla karakterini satması. Bu sadece kişisel bir ahlak sorunu değil; ulusal güvenlikten toplumsal huzura kadar bütün yapıyı çürüten sessiz bir virüstür.
“Kansızlık başka, kahpelik bambaşka.”
Çünkü kansızlık bazen korkudan gelir; ama kahpelik, bilinçli bir ihanettir.
Karakterin Çürüdüğü Yerde Strateji Tutmaz
Devletler sadece silahlarla değil, sağlam karakterli vatandaşlarla ayakta kalır. Bir toplumun en büyük güvenlik açığı, içeride çöken güven duygusudur. Kahpece tavırlar, “kimseye güven olmaz” hissini topluma yayar. İnsanların birbirine inancı kalmadığında, hiçbir stratejik planlama, hiçbir askeri caydırıcılık, hiçbir diplomatik hamle işlemez. Çünkü güven yoksa, birlik de yoktur.
“Milletin bağı, ordudan önce gönüllerde kurulur.”
İşte kahpelik o gönül bağlarını keser.
Kitle Psikolojisinin Zehirlenmesi
Toplum psikolojisi, kahpelikle hızla bozulur. Bir olay olduğunda gerçeği değil, kahpelerin fısıltısını esas alan kitle, sağlıklı düşünemez. Böylece:
• Adalet algısı çürür.
• Erdem duygusu ölür.
• “Her koyun kendi bacağından asılır” sözü, hayatın mottosu haline gelir. Bu zihniyet, “birlikten kuvvet doğar” yerine “herkes kendini kurtarsın” anlayışını hakim kılar. Oysa tarih gösteriyor ki, toplumları yıkan savaşlar değil, bu tür içten çürümeler olmuştur.
Ulusal Güvenliğe Yansıması
Kahpelik sadece bireysel bir ayıp değildir; ulusal güvenliğin en sinsi tehdididir. Dış güçler bir ülkeyi yıkmak istediklerinde tanklarını değil, kahpeleri devreye sokar. Çünkü kahpeler, hiçbir bombanın yapamayacağı kadar büyük tahribat yaratır: güveni öldürür, kardeşi kardeşe şüpheyle baktırır.
“Düşmanı dışarıda değil, içeride ki kahpelerde arayın.”
Stratejik akıl bunu bilir. Çünkü içerideki çürüme, dışarıdaki saldırıya davetiye çıkarır.
Çare: Karakter ve Erdem
Bir milleti ayakta tutan en büyük güç, sağlam karakterdir. Kahpeliğe karşı en büyük stratejik yatırım, erdemli bir duruş ve karakterli bir toplum inşa etmektir. Bunun için:
• Eğitimde doğruluk ve sadakat esas olmalı.
• Hukuk, kahpeliği ödüllendirmemeli.
• Toplum, kahpeleri öne çıkarmak yerine dışlamalı.
“Kahpeye selam, erdeme ölüm olur.”
Toplumun en temel refleksi bu olmalı.
Son Söz
Bugün kahpeler çoğalıyor. Çünkü toplum bazen susuyor, bazen “ne yapalım, herkes böyle” diyerek normalleştiriyor. Oysa susmak da bir nevi ortaklıktır. Unutmayalım!
“Bir milletin çöküşü, kahpeler konuşurken erdemlilerin susmasıyla başlar.”
Kahpeliğe karşı mücadele, yalnızca ahlaki bir mesele değil, stratejik bir zorunluluktur. Çünkü güveni kaybeden toplum, her şeyini kaybeder.
Gürkan Karaçam
#kahpeler

Yorum bırakın