Bir zamanlar güneşin batmadığı imparatorluk… Bugün ise güneşin sık sık bulutların arkasına gizlendiği, küresel rekabette kendi gölgesiyle kavga eden bir ada devleti. İngiltere’nin hikâyesi, güçten zayıflığa evrilmenin, ihtişamdan belirsizliğe sürüklenmenin en çarpıcı örneklerinden biridir. Bu yazımda, İngiltere’nin uluslararası kabul görmüş zayıflıklarını ortaya koyarken, perde arkasında saklı kalan gerçekleri de gün yüzüne çıkaracağım. Ve en önemlisi: Türkiye açısından bu zayıflıkların nasıl stratejik fırsata dönüşebileceğini masaya yatıracağım.
Ekonomik Zayıflık: Finans İmparatorluğunun Çatlakları
Londra uzun yıllar dünyanın finans merkeziydi. Ancak Brexit sonrası yatırımcı güveni sarsıldı, Avrupa piyasalarına erişim zorlaştı. Sanayi üretimi zayıf, enerji bağımlılığı yüksek, gelir dağılımı uçurum gibi derinleşmiş durumda.
“Bir kasa dolusu altın, güveni kaybettiğinde bir avuç bakırdan değersizdir.”
Türkiye için fırsat: İngiltere’nin AB’den kopuşuyla boşalan ticari alanlara Türkiye akıllı anlaşmalarla girebilir. Londra’nın finans zeminindeki çatlakları, İstanbul Finans Merkezi üzerinden avantaja çevrilebilir.
Askerî Zayıflık: Donanmanın Çekilen Çapası
Bir zamanlar dünya denizlerine hükmeden İngiltere, bugün sayıca küçük bir kara ordusuna, ABD’ye bağımlı operasyon gücüne sahip. Donanması hâlâ güçlü ama artık rakipsiz değil; Pasifik’te Çin’e, Karadeniz’de Rusya’ya karşı kendi başına nefes alması mümkün değil.
“Bir imparatorluk denizlerde kaybolmaz, ancak kendi limanında çürüyerek çöker.”
Türkiye için fırsat: İngiltere’nin askeri açığını NATO içindeki pozisyonunu güçlendirerek Türkiye doldurabilir. Akdeniz’de, Ortadoğu’da ve Afrika’da oluşan boşluklara Türk donanmasıyla ve SİHA’larıyla girilmesi, İngiltere’nin manevra alanını daraltabilir.
Diplomatik Zayıflık: Avrupa’dan Kopuşun Bedeli
Brexit sonrası İngiltere, Avrupa’nın karar masasında artık yok. Almanya ve Fransa, İngiltere’nin bıraktığı boşluğu doldururken Londra’nın sesi kısık çıkıyor. Küresel arenada ABD’nin gölgesinde kalıyor, Ortadoğu’da ve Asya’da eski nüfuzunu koruyamıyor.
“Masadan kalktığınızda, masadaki kararlar size rağmen alınır.”
Türkiye için fırsat: İngiltere’nin AB’deki boşluğunu Türkiye iyi okursa, Avrupa ile ilişkilerinde yeni kartlar açabilir. Ankara, Londra’ya “köprü ülke” olarak sunulabilir; İngiltere’nin AB’ye dönük açmazında Türkiye bir pazarlık gücüne dönüşebilir.
İç Politik Zayıflık: Birleşik Krallık’ın Çatırdayan Birliği
İskoçya bağımsızlık istiyor, Kuzey İrlanda’da huzursuzluk bitmiyor. Galler bile “ayrı kimlik” vurgusunu artırıyor. Birleşik Krallık, adeta içten içe çözülmenin kıyısında. Son yıllarda başbakanların hızla değişmesi, siyasi istikrarsızlığı büyütüyor.
“Bir evi dışarıdan fırtına değil, içeriden çıkan çatlaklar yıkar.”
Türkiye için fırsat: Türkiye, İskoçya ve İrlanda’da kamu diplomasisini etkin kullanarak, İngiltere’nin iç bütünlüğündeki gerilimleri stratejik bir gözlem alanına çevirebilir. Londra’nın dağınıklığı, Ankara’ya daha güçlü müzakere imkânı sunar.
Toplumsal Zayıflık: Kimlik Krizi ve Göç Dalgalanması
Göçmen entegrasyonu, toplumsal huzursuzlukları artırıyor. Zengin-yoksul arasındaki uçurum Londra’nın arka sokaklarında barut gibi birikiyor. Yaşlanan nüfus, üretkenliği zayıflatıyor. “Birleşik Krallık kimliği” giderek parçalanıyor.
“Kimliğini kaybeden devlet, sınırlarını kaybetmeye hazır demektir.”
Türkiye için fırsat: Türkiye, diasporası üzerinden İngiltere’de etkin bir güç olabilir. Özellikle genç nüfus avantajıyla İngiltere’nin yaşlanan iş gücü açığını Türk toplumu doldurabilir. Bu, Ankara’ya Londra üzerinde sosyolojik bir etki sağlar.
Küresel Güç Rekabetindeki Zayıflık: ABD’nin Gölgesinde Bir Ada
İngiltere’nin en kritik zayıflığı, bağımsız bir küresel aktör olamaması. ABD’nin yanında “küçük ortak” pozisyonuna sıkışmış durumda. Çin ve Rusya karşısında tek başına varlık gösteremiyor, koalisyonlara muhtaç. Soft power araçları (Kraliyet, BBC, Oxford) hâlâ etkili ama eski cazibesini kaybediyor.
“Büyüklerin gölgesinde duranlar, kendi ışığını kaybeder.”
Türkiye için fırsat: Türkiye, İngiltere’nin ABD’ye bağımlılığını fırsata çevirebilir. Ankara, Washington ile Londra arasındaki gerilimlerde “denge unsuru” rolü üstlenerek masadaki değerini artırabilir. Ayrıca, İngiltere’nin yumuşak güç alanlarında Türkiye kendi markalarını (TRT World, TİKA, Baykar, Türk dizileri) öne çıkararak sahayı daraltabilir.
Çöküşün Gölgeleri, Yükselişin Fırsatları
İngiltere, bugün hâlâ önemli bir aktör olsa da gücünün sınırlarını gizleyemiyor. Ekonomik kırılganlık, askeri bağımlılık, diplomatik yalnızlık, iç bütünlük sorunları ve toplumsal çatlaklar, imparatorluğun ihtişamlı günlerinden geriye kalan gölgeleri gösteriyor.Türkiye için bu tablo, risk değil fırsattır. İngiltere’nin her zayıflığı, Türkiye için bir manevra alanıdır. Ankara akıllıca adımlar atarsa, Avrupa’da köprü, Afrika’da alternatif, Ortadoğu’da denge, Asya’da yeni ortak olabilir.
“Düşmanın zayıflığını görmek, dostun gücünü bilmekten daha stratejiktir. Çünkü zayıflık fırsata dönüştüğünde, tarih yeni bir sayfa açar.”
Gürkan Karaçam
#ingiltere #türkiye

Yorum bırakın