Dünün Sistemiyle Yarını Şekillendiremezsin: İngiltere Monarşisinin Çöküşüne Doğru

“Tarihin yükünü omuzlarında taşıyanlar, geleceğe yürüyemezler.”

İngiltere… Kraliyet düğünlerinin pembe masallarıyla büyülenmiş bir dünyanın vitrin ülkesi. Ama vitrin camı çatladı artık. İçeride çürümüş bir sistem, eskimiş ritüeller ve halktan kopmuş bir taç var.

Tarihin tozlu sayfalarından çıkıp 2025’e ulaşmaya çalışan bir monarşi, adeta geçmişin gölgesinde gelecek arıyor. Oysa gerçek şu: Dünün sistemiyle yarını şekillendiremezsin.

Zamanın Geriye Akmadığı Bir Yerde Kraliçe Hâlâ Neyi Temsil Eder?

Modern dünyanın merkezlerinden biri olan İngiltere, yapay zekâdan gen teknolojisine, yeşil enerji politikalarından uzay çalışmalarına kadar birçok alanda çağın nabzını tutuyor. Ama bu çağdaşlık, bir noktada duvara tosluyor: Monarşi. Kraliçe’nin (veya artık Kral’ın) sembolik yetkileri, halkın cebinden çıkan yüz milyonlarca sterlinlik bütçesiyle birleşince ortaya çıkan tablo ne yazık ki 21. yüzyıl İngilteresi’ne yakışmıyor. Halk faturalarını ödeyemezken sarayda yılda 100 odalı tadilatlar yapılması, “adalet” ve “eşitlik” kavramlarına ağır bir darbedir.

“Taç ağırlaştıkça halkın sırtı bükülür.”

Monarşi ve Postkolonyal Travma

İngiltere’nin monarşisi, sadece kendi halkı için değil, eski sömürgeler için de bir sembol. Ancak artık bu sembol, geçmişte yaşanmış acıların bir temsiline dönüşmüş durumda. Avustralya’dan Jamaika’ya kadar birçok ülke, İngiliz monarşisinin etkisinden kurtulmak için anayasal reformlar yapıyor. 2023’te Jamaika, monarşiyi tanımayı bırakacağını resmen duyurdu. Bu gelişme domino etkisi yaratacak. Kraliyet ailesi, modern dünyada sadece bir “anı”dan ibaret kalacak.

“Zulümle yükselenler, adaletle yıkılır.”

Genç Neslin Gözü Açık

İngiltere’de yapılan son kamuoyu yoklamalarına göre 18-24 yaş arası gençlerin %60’tan fazlası monarşinin kaldırılmasını destekliyor. Z kuşağı için Buckingham Sarayı, tarihi bir bina; içindeki figürler ise Netflix dizilerinden fırlamış karakterlerden ibaret. Onlar için gerçek kahramanlar; adaleti, çevreyi ve eşitliği savunan liderler.

“Yeni nesil, geçmişin putlarına tapmaz; geleceğin ışığına yürür.”

Kraliyetin Popülaritesi Çöküyor

Prens Harry ve Meghan Markle’ın Kraliyet ailesinden ayrılması, iç dinamiklerdeki çatlağı gözler önüne serdi. İngiltere basınında artık saray dedikoduları değil, sarayın gerekliliği sorgulanıyor. İsraf, şeffaf olmayan harcamalar ve adaletsiz bir miras sisteminin temsilciliği… Tüm bunlar halkın gözünde kraliyet ailesinin imajını geri dönülemez şekilde sarstı.

“Gerçek liderlik, ışıltılı taçlarda değil; halkın kalbinde parlayan inançtadır.”

Monarşi Sona Ererken… Ne Olmalı?

İngiltere, monarşiyi tarih sahnesinden onurlu bir şekilde uğurlamalı. Yerine geçecek olan sistem; halkın temsil edildiği, eşit haklara dayalı, şeffaf ve çağdaş bir anayasal düzene dayanmalı. Cumhuriyet fikri artık bir tabu değil; gençlerin dilinde, meydanlarda, sosyal medyada açıkça dile getiriliyor.

“Zaman, yerinde duranlara acımasızdır. Değişemeyen, silinir.”

Son Söz Yerine: Gelecek, Cesurlarındır

Tarihler bir devrin kapanışını yazar gibi: İngiltere’de monarşinin sonu yakındır. Bu yalnızca bir yönetim biçiminin sona ermesi değil, aynı zamanda adaletin, eşitliğin ve halk iradesinin taçsız hâkimiyetidir.

“Geçmişin zincirleriyle bağlanmış bir ulus, ancak gölgede yürür. Güneşe varmak için zincirler kırılmalıdır.”

Gözlerimizi geleceğe diktiğimizde şunu açıkça görebiliriz: “Dünün sistemiyle yarını şekillendiremezsin.Ve bu, yalnızca İngiltere için değil, dünyadaki tüm köhneleşmiş düzenler için yazılmış bir kehanettir…

Gürkan KARAÇAM

#ingiltere #teslimolmuyoruz #türkiye

Yorumlar

Yorum bırakın