Vizeyle Giden Zihinler, Sessiz Fetihle Kurulan İmparatorluklar – H1B

“Kimi ülkeler tarih yazar, kimi ülkeler zihin çalar.”

Ve bazı ülkeler, tarihin gidişatını başka ülkelerin zihinleriyle değiştirir… Bugün dünyaya yön veren teknolojilerin arkasında imzası olanların çoğu Amerikalı gibi görünen, ama aslında başka ülkelerin çocukları. Bunu iddialı buluyorsan, gel biraz daha yakından bakalım.

Bir Gerçeğin Anatomisi: Silikon Vadisi Kimin?

Bugün adı mucizeyle, teknolojiyle, inovasyonla birlikte anılan Silikon Vadisi’ni kim kurdu?

• Google’ın kurucusu Sergey Brin: Rusya doğumlu.

• Tesla ve SpaceX’in mimarı Elon Musk: Güney Afrika doğumlu.

• Intel’in kurucusu Andy Grove: Macaristan doğumlu.

• PayPal’ın kurucu beyni Peter Thiel: Almanya doğumlu.

• YouTube’un kurucularından Jawed Karim: Bangladeş kökenli.

• Steve Jobs bile: Suriyeli bir babanın oğlu.

Ve evet, bugün çığır açan bilim insanlarının yalnızca %25’i ABD doğumlu. Ama dur sevgili okuyucu… O %25’in de kaçı gerçekten Amerikalı, yani kökeniyle, kültürüyle, zihniyetiyle bu toprakların ürünü sence?

“Vatandaşlık doğumla olur, ama aidiyet zihinle başlar.”

Savaşsız Fetih: Vizeyle Kurulan İmparatorluk

Amerika silah kullanmadan, savaşmadan, işgal etmeden dünyanın en parlak beyinlerini transfer etti. Kimi zaman bir bursla, kimi zaman bir vizeyle… Ama hepsinin ortak noktası şuydu: Doğduğu ülkenin hayalini kurduğu geleceği, Amerika onlara sundu. İşte H1B vizesi tam da bu noktada devreye giriyor. Bir göç aracı değil, bir strateji silahı. Ama kan akıtmayan, bayrak dikmeyen, ama zihin fetheden bir araç.

“Vizeyle giden zihin, geleceği şekillendirir; ama o gelecek, doğduğu toprağa değil, vizeyi verene aittir.”

Amerikan Rüyası mı, Beyin Kaybı mı?

Bir Türk yazılımcı, MIT’den kabul alıyor. Çalışıyor, üretiyor, katkı sunuyor. Ama her kod satırı, her algoritma, her proje…Türkiye’nin değil, Amerika’nın geleceğine çalışıyor. Bu senaryo Hindistan, Çin, İran, Pakistan, Mısır, Nijerya ve evet, Türkiye için defalarca tekrarlandı.

“Hayalini gerçekleştiren birey özgürleşir, ama hayalini kaybeden ülke bağımlılaşır.”

Türkiye Ne Yapmalı? (Kaçınılmaz Sorunun Kaçamayacağımız Cevabı)

Bu zihin savaşında Türkiye ne yapmalı?

1. Zihin Göçüne Karşı Zihin Yatırımı Yapmalı.

En zeki çocuklara “gidin” değil, “kalın ve birlikte kurun” diyebilecek bir ekosistem kurulmalı. Yurt dışında okuyan gençler, yalnızca diplomalarıyla değil, idealleriyle dönmeli.

2. Milli Teknoloji Hamlesi’nin Ruhunu Gençliğe Aşılamalı

Sadece sloganla değil, stratejiyle. Genç beyinlere “sen değerlisin” değil, “sen burada değerlisin” duygusu verilmeli.

3. Akıl Göçüne Karşı Kültürel Aidiyet Aşısı Yapmalı

Başarı sadece yurtdışına çıkmak değil, vatanına dönüp ona katkı vermek olarak yeniden tanımlanmalı.

4. Bilim İnsanını Sanatçı Gibi Sahneye Taşımalı

Televizyonlarda popüler yüzler değil, proje yapan gençler görünür olmalı. Yeni neslin rol modeli dizi karakterleri değil, yerli Elon Musk’lar olmalı.

“Bir ülke, kendi dehasını göklere çıkarmazsa, göç yolları o dehaları yerle bir eder.”

Son Söz

H1B vizesi bir belge değil, bir zekâ transfer aracı ve bu araç sayesinde Amerika, dünyanın en büyük şirketlerini, en büyük hayalleri, en parlak patentleri kendi bünyesinde topladı. Silahla değil, zeka çekim gücüyle kurulan bu imparatorluk, başka milletlerin hayalleri üzerine inşa edildi.

“Bir milletin en parlak evlatları başka bir millete hizmet ediyorsa, o milletin geleceği zaten vizeyle mühürlenmiştir.”

Şimdi soruyu yeniden soralım:

Bu savaşta kazanan kim?

Ve daha önemlisi:

Biz ne zaman uyanacağız?

Gürkan KARAÇAM

#H1B #beyingöçü #teslimolmuyoruz #tambağımsızlık

Yorumlar

Yorum bırakın