Deprem, artık sadece doğanın değil, düşmanın da silahı.Tektonik plakalar kadar, planlı saldırılar da yerin altını oynatıyor. Jeofizik biliminin sınırlarında dolaşan bir gerçeği konuşmanın zamanı geldi: Suni depremler mümkün müdür ve bir ülkeye savaş ilan etmeden savaş açmanın yeni yolu bu olabilir mi?
“Toprak titriyorsa, artık sadece doğaya değil; niyete de bakmak zorundayız.”
@stratejivefikirler
Suni Deprem: Komplo Teorisi mi, Stratejik Gerçek mi?
HAARP, SCALAR dalgaları, jeotermal enerji alanları üzerindeki müdahaleler, iyonosfer manipülasyonu… Birçok çevre için bunlar hâlâ ‘komplo teorisi’ gibi dursa da, ABD Savunma Bakanlığı’na bağlı belgelerde geçen ifadeler bir gerçeği işaret ediyor:“Doğal olayları savaş aracı olarak kullanma kapasitesi, modern savaşın parçası hâline gelmiştir.”
1997 yılında ABD Savunma Bakanı William Cohen’in şu sözlerini hatırlayalım; “Depremler, volkanik patlamalar ve iklim değişimleri, elektromanyetik dalgalarla tetiklenebilir.”
Bu cümle, bir savaş doktrini değil; bir itiraftır.
“Doğa yasaları sabittir, ama insanın niyeti doğadan güçlüdür.”
@stratejivefikirler
Deprem Sonrası Operasyon: Sessiz İşgalin Karanlık Senaryosu
Bir sabah ülkenin kalbinde bir şehir yıkılıyor. Enkaz altında binlerce insan. Elektrik yok, koordinasyon yok. AFAD, TSK, emniyet güçleri sahaya inmiş durumda. Ama o sırada bazı bölgelerde ‘arama kurtarma ekipleri’ diye giren grupların aslında birer asimetrik savaş birimi olduğu anlaşılıyor. Kritik altyapılar; su kaynakları, iletişim hatları, enerji istasyonları hedef alınmış. Sinyal kesici teknolojilerle iletişim sabote edilmiş. Sosyal medyada kargaşa yaratmak için bot hesaplar üzerinden “devlet çöktü” algısı yayılıyor. Ve sokaklarda, kentsel direniş gibi görünen sabotajlar başlıyor.
“Karmaşanın içine gizlenmiş düşman, en tehlikeli olanıdır.”
@stratejivefikirler
Dünya Bu Tehlikeye Nasıl Hazırlanıyor?
İsrail: Arama-kurtarma ekipleri askerî sistemlere bağlı, her personelin biyometrik geçmişi sürekli izleniyor. Her doğal afet senaryosu aynı zamanda bir askerî tatbikat olarak tasarlanıyor.
ABD: FEMA’ya bağlı özel tugaylar, “Urban Warfare + Disaster Relief” ortak görevli birlikler. Her yıl Los Angeles Fault Line senaryosuyla kentsel enkaz savaşları tatbikatı yapılıyor.
Rusya: 2019’da “Seysmik Manipülasyonlara Karşı Savunma Direktifi” yayınlandı. Suni depreme karşı yer altı istihbarat merkezleri kuruldu.
Çin: Yapay iklim mühendisliği projeleri kapsamında “Afet-Karşı Operasyonel Savunma Sistemi” geliştirdi.
İran: Tahran Üniversitesi ve Sepah-ı Pasdaran iş birliğiyle “siber jeofizik” konusunda araştırmalar yürütülüyor.
“Tatbikat, bir milleti kandırmak için değil; kurtarmak içindir.”
@stratejivefikirler
Türkiye Ne Yapmalı?
1. Jeosavunma Doktrini Geliştirilmelidir. MİT, TSK ve AFAD eşgüdümünde suni deprem/sabotaj ihtimaline karşı analiz merkezleri kurulmalı, bu merkezler ulusal güvenlik doktrinine dahil edilmelidir.
2. Enkaz Altı Savaş ve Kurtarma Tugayları Kurulmalıdır. Sadece kurtarma değil, aynı zamanda çatışma yürütebilen ‘hibrit birimler’ tesis edilmeli. Bu birlikler, şehir içinde düşmana karşı savaşırken enkazdan can da çıkartabilecek kapasitede olmalıdır.
3. Sivil-asker bütünleşik kriz merkezleri kurulmalıdır. Valilikler, belediyeler, AFAD, TSK ve Emniyet, olağanüstü afet durumunda tek komuta zinciri altında çalışmalıdır. “Sivil görünümlü düşman unsuru” tehdidine karşı istihbarat merkezleri önceden senaryolar geliştirmelidir.
4. NATO ve BM dışında alternatif afet müdahale protokolleri geliştirilmelidir. Küresel sistemden bağımsız, Türkiye merkezli, Türk Dünyası-Akdeniz hattını kapsayan bir “Bölgesel Afet-Askeri İşbirliği Platformu” kurulmalıdır.
5. Kritik altyapıların güvenliği için ‘Yedek Sistem Ağı’ kurulmalıdır.Tüm iletişim, enerji ve istihbarat hatları için yedek, karasal ve uydu destekli altyapılar hazır olmalıdır.
“Gelecek, enkazdan çıkanın değil; enkaza rağmen ayakta kalanlarındır.”
@stratejivefikirler
Unutulmaması Gereken Bir Gerçek
Savaş artık tankla başlamıyor. Bir siren sesiyle ya da bir füzeyle de değil… Bazen bir sarsıntıyla, bazen bir göçükle, bazen bir kurtarma ekibinin kamyonetiyle…
“Deprem değil, hazırlıksızlık öldürür. Ama hazırlıksızlığın bedeli artık vatandır.”
@stratejivefikirler
Son söz: Türkiye, sadece bina değil, doktrin de inşa etmek zorundadır. Bir sarsıntının ardından gelen sessizlik, bazen top sesinden daha ölümcüldür. Bugün bu yazıyı okuyan bir komutan, bir devlet yetkilisi, bir asker şunu bilmeli: Deprem artık sadece yerin altında değil; zihnin derinliklerinde başlıyor. Ve biz hazır değilsek, bir gün sarsıntıyla birlikte her şey çöker… Vatan da!
“Fay hattında bekleyen, ya tabiatın kurbanıdır ya da düşmanın.”
@stratejivefikirler
Gürkan KARAÇAM
#fayhattı #deprem #işgal #haarp #savaş

Yorum bırakın