“Bazı binalarda tabela ‘dernek’, içeride ise masa pazarlık, perde arkasında ise akıl başka aklın ürünü…”
Türkiye’de bazı yapılar artık sivil değil; paralel, görünürde kültürel ama içerikte kurgusal. Öyle ki bugün bazı hemşehri dernekleri:
• İhale pazarlıklarının yapıldığı arka odalara,
• Belediye meclis üyeliklerinin bölüştürüldüğü çay sohbetlerine,
• Ve hatta devletin güvenlik reflekslerini yönlendirmeye çalışan karanlık açıklamalara ev sahipliği yapıyor.
“Dernek sandığın yer, yerel derin devletin karargâhı olabilir.”
@stratejivefikirler
1. İhale Masası mı, Kültür Derneği mi?
Birtakım hemşehri dernekleri, özellikle büyükşehirlerde kamu ihalelerinde aracı yapılar haline gelmiş durumda.
Nasıl mı?
• Bir müteahhit, o bölgenin nüfuzlu hemşehri grubuna ulaşır.
• Dernek, ilgili belediye ya da bürokrat üzerinde baskı kurar.
• İhaleye giren firmalar arasında “kim ne alacak” pazarlığı yapılır.
Bu mekanizma, özellikle inşaat, sosyal yardım, danışmanlık ve kültür projelerinde yoğun şekilde işlemektedir. Ve bu durum Türk Ceza Kanunu’ndaki “nüfuz ticareti” suçunun tanımına bire bir uyar.
“İhaleyi kazanan firma değil, masadaki soyadı ortaklığıdır.”
@stratejivefikirler
2. Belediye Siyasetine Paralel Liste Hazırlayan Dernekler
Bazı hemşehri dernekleri, adeta siyasi partilerin gölge teşkilatı gibi çalışıyor. Örneğin;
• “Bizim hemşehrimiz şu ilçeye meclis üyesi olacak.”
• “O ilçe başkanlığı bize düşer, yoksa destek yok.”
• “Partinin il delegeleri bizden olsun.
”Bu ifadeler; artık derneklerin düğün daveti değil, seçim mühendisliği yaptığının göstergesi.
“Oy devşiren değil, vekil atayan dernekler çağındayız.”
@stratejivefikirler
3. Devlete Karşı Açıklama Yapan Dernekler
Bazı dernekler, Türkiye’nin iç ve dış politikasına dair açıklamalar yapıyor. Normalde kültürel faaliyet yürütmesi gereken bu yapılar;
• Terörle mücadeleye karşı sözde “barış bildirileri” yayınlıyor,
• Devleti, halkına zulmetmekle suçlayan metinler paylaşıyor,
• Yabancı fonlarla yazılmış raporları “kendi görüşüymüş” gibi sunuyor.
Bu tür faaliyetler, TCK 216 (Halkı kin ve düşmanlığa tahrik) ve TCK 301 (Devlet kurumlarını alenen aşağılama) maddeleri çerçevesinde denetlenmelidir.
“Devlet eleştirisi başka, devletin aleyhine çalışan zihin mühendisliği başkadır.”
@stratejivefikirler
4. Yabancı Fonlu Hemşehri Dernekleri
Bazı hemşehri derneklerinin isimleri yerli, ama içeriği ve fonu yabancı. Örneğin;
• Avrupa merkezli vakıflardan “kültürel destek” adıyla gelen paralar,
• ABD merkezli bazı vakıf ve üniversitelerin fonladığı “diyalog projeleri”,
• İsveç veya Almanya kaynaklı “göçmen entegrasyonu” hibeleri.
Bu fonlar çoğu zaman “kültürel etkinlik” adıyla alınsa da içerik analizine bakıldığında Türk kimliğini aşındırma, etnik kimliği ön plana çıkarma, ortak değerleri zayıflatma hedefleri öne çıkar.
“Yabancı fonla yürüyen dernek, milli ruhla konuşamaz.”
@stratejivefikirler
5. Hukuki Çerçeve ve Devletin Atması Gereken Adımlar
Bu yapılarla mücadelede keyfiyet değil, hukuk esas alınmalıdır. Devlet;
• Dernekler Kanunu’na “ulusal güvenlik” merkezli maddeler eklemeli,
• İçişleri Bakanlığı, bünyesinde “Sivil Yapılar Güvenlik Takip Merkezi” kurmalı,
• MİT ve MASAK eşgüdümünde finansal denetim mekanizması oluşturmalı,
• Her dernek için “Milli Güvenlik Uyum Sertifikası” sistemi hayata geçirmeli.
“Sivil görünümdeki yapılar, devleti zafiyet gösterecek hale getirmeden denetlenmelidir.”
@stratejivefikirler
6. Gerçek Hemşehri Derneklerine Not
Bu yazı; Anadolu’nun samimi, fedakâr, köyünü unutmayan, milletine bağlı hemşehri derneklerine değil; bu yapıları paravan olarak kullanan, bölücülüğü finanse eden, ihale pazarlığı yapan, siyaseti dizayn etmeye çalışan yapılara karşıdır.
“Memleket özlemiyle kurulan bir dernek, menfaat özlemine dönüştüyse; orada ‘hemşehri’ değil, ‘hemen şey’ vardır.”
@stratejivefikirler
Sonuç
Artık mesele sadece “bizim oraların derneği” değil. Mesele, bu derneklerin kimin adına çalıştığı, kimin adına sustuğu ve en önemlisi… kimin aklıyla hareket ettiğidir.
Gürkan KARAÇAM
#hemşehridernekleri #dernek #stk

Yorum bırakın