“Düşman gibi görünenler, aynı masanın dört ayağı olabilir.”
@stratejivefikirler
Onlar görünürde farklı dinlere, farklı kültürlere, farklı tarihlere aitti. Biri Kudüs’te antik bir tapınağın peşindeydi, diğeri Roma’da Tanrı’nın yeryüzündeki temsilcisi olduğunu iddia ediyordu. Bir diğeriyse Londra’nın sisli koridorlarında imparatorluk gölgeleriyle konuşuyor, Washington ise özgürlük maskesiyle küresel hamlelerini yürütüyordu ve sonra İstanbul…
Ayasofya’nın gölgesinde, bir başka sessiz oyuncu: Fener Rum Patrikhanesi. Küçük gibi görünen, fakat dünyanın en büyük stratejik oyunlarında parmak izi bulunan bir yapı…
Perde Aralanıyor: Bir Masa, Dört Oyuncu
Bu dört güç – Vatikan, İsrail, ABD, İngiltere – tarih boyunca kimi zaman çatışmış gibi görünse de, aslında “kutsal bir ittifak” içinde hareket ediyordu. Fener Rum Patrikhanesi ise bu ittifakın “sessiz veziri”, “kutsal istihbarat köprüsü” olarak masadaki dördüncü bacağıydı ya da masanın kendisi ve masa kim veya ne?.
“Bazı masalar vardır ki, ayağı sayıca azdır ama ağırlığı dünyayı taşır.”
@stratejivefikirler
Vatikan: İnanç Görünümlü Aklın Merkezi
Vatikan, görünürde sadece bir dini merkez. Ancak CIA raporlarına göre, dünya üzerindeki 183 ülkeye yayılan Katolik kiliseleriyle en güçlü gayriresmi istihbarat ağına sahip. Papa’nın özel istihbarat birimi “Servizio Informazioni del Vaticano”, Pentagon tarafından defalarca “diplomatik örtüyle çalışan küresel göz” olarak tanımlandı.
“Vatikan, dua ederken gözetler; kutsarken yönlendirir.” Fransız istihbarat yetkilisi, 2017 Avrupa Strateji Forumu
İngiltere: Görünmeyen Kraliçe, Görünmeyen Harita
İngiliz derin devleti, eski imparatorluk coğrafyasındaki dinî yapılar üzerinden hâlâ yönlendirme gücüne sahip. Anglikan Kilisesi üzerinden Afrika’da, Kraliyet Akademileri üzerinden Orta Doğu’da etkinliğini sürdürüyor. Fener Patriği Bartholomeos’un İngiltere’ye yaptığı bazı gizli ziyaretler MI6 kayıtlarına bile “özel koruma altında diplomatik misafir” olarak geçmişti.
“Sömürge bitti sananlar, haritayı sadece siyasi sandı.”
@stratejivefikirler
ABD: Özgürlük Maskeli Haçlı Ruhu
Amerika Birleşik Devletleri, dinî yapıları sadece inanç için değil, “soft power” yani yumuşak güç için kullanan en gelişmiş sistemdir. 2005 yılında kurulan “Office of International Religious Freedom” birimi, aslında dünya çapında “Batı’ya sadık dini ağlar” kurmakla görevlendirildi. Bu birimin Fener Rum Patrikhanesi’ne her yıl dolaylı destek sağladığı, birçok ifşaatla belgelenmiştir.
“Fener bizim için dini değil, stratejik bir üs.” ABD Dışişleri yetkilisi, 2019 inanç diplomasisi raporu
İsrail: Kudüs’ün Dışındaki Kudüs Oyunu
İsrail’in hedefi sadece Kudüs değil; Kudüs üzerinden küresel düzen kurmak. Ortodoks kiliseler içindeki nüfuzu, Yahudi mistisizmiyle harmanlanmış politik akıllarla yönlendirilmekte. Tel Aviv merkezli Bar-Ilan Üniversitesi’ndeki araştırmalara göre, Fener Rum Patrikhanesi ile Kudüs Ortodoks Patrikliği arasında çıkar temelli çatışmalar değil, koordineli iş birlikleri var.
“Bazı savaşlar, zafer değil ittifak için yapılır.”
@stratejivefikirler
Fener Rum Patrikhanesi: Masanın Sessiz Stratejisti
Görünürde sade, mütevazı ve hatta baskı altındaki bir yapı gibi duran Fener Patrikhanesi, gerçekte tüm bu yapılar arasında köprü görevi görüyor. İstanbul, sadece coğrafyanın değil, dinler arası akıl savaşlarının da kesişme noktası.
“Patrikhanenin hedefi dini liderlik değil, Doğu Roma’nın hayaletini yeniden diriltmek.” İngiltere Oxford Üniversitesi Teoloji Strateji Raporu, 2021
“Kimi yapılar vardır ki görünmez; ama her yapıyı onlar şekillendirir.”
@stratejivefikirler
Sonuç: Dörtlü Masa’nın Gizli Gündemi
Bu dört gücün ortak hedefi:
• Ortadoğu’nun dinî kontrolünü ele geçirmek,
• Kudüs merkezli yeni bir küresel düzen inşa etmek,
• Türkiye ve Rusya gibi bölgesel güçlerin dinî damarlarını zayıflatmak,
• Fener Rum Patrikhanesi üzerinden ekümenik bir üst yapı kurarak Doğu Hristiyanlığını Batı’ya bağlamak…
“İnanç gömleğiyle yürüyen strateji, görünmez ama durdurulamaz olur ve tabi Türkler durdurmak istemezse eğer.”
@stratejivefikirler
Zor soru; Vatikan, ABD, İngiltere, İsrail, Fener… 5 oyuncu olmasına rağmen neden dortlü masa dedim? Ve Fransa’yı niye dışarda tuttum?
Gürkan KARAÇAM
#ekümenik #israil #abd #ingiltere #vatikan #ortodoks

Yorum bırakın