Bölüm 7: Karanlıkta Yankılanan Adım

Sessizlik… Kimi zaman huzurun, kimi zamansa yaklaşan fırtınanın ayak sesidir. Ve o gece, sessizlik bile bir anlam arıyordu kendi içinde. Aynadaki suret gitmişti… Ama zihninde hâlâ gözleri vardı. Geçmişi susturmak için binlerce kelime düşünmüş,ama tek bir adımın sesine yenilmişti: Tok… Tok… Tok...

Fabrikaya açılan paslı kapının ardında beliren silüet, geçmişin içinden yürüyordu sanki. Ayak sesleri, bir ritmin değil, bir hesaplaşmanın yankısıydı.Yaklaştıkça tanıdık gelen o adımlar, bir başka haykırışı taşıyordu ona:”Sen vazgeçtiğinde onlar kazandı.”

O, düşman değildi. Dost da değildi. Bir zamanlar aynı idealin peşinde yürümüşlerdi. Ve o ideal, bedelini sırtında taşıyanları teker teker yutmuştu. Kimi sessizce öldü, kimi gürültüyle satıldı. Adımlar yaklaştı, nefesler sıklaştı. “Sadece birini kurtarabilirdik…” dedi gelen,“Ve sen o birini ülke sandın.

Yüzüne bakmadı Sessiz Satranççı. Çünkü bazı yüzler, bakışla değil, yürekle okunur. Ve bazı insanlar, sadece görevini tamamlamak için döner.

“Bazı adımlar, düşmanın değil; geçmişte gömülmeyen , unutulmayan sadakatin yankısıdır.”

@stratejivefikirler

Göz göze gelmediler. Çünkü bazı hesaplaşmalar konuşularak değil, yaşanarak biterdi. Ve o gece, konuşmak değil, hatırlamak gerekiyordu. Gidenin ardından sadece şu cümle yankılandı zihninde: “Sıradaki hamle taş değil, karardı.”.

Gürkan KARAÇAM

Yorumlar

Yorum bırakın