Bölüm 10: Gölgeyle İttifak

“Bazen güce ulaşmanın tek yolu, gölgeni pazarlık masasına oturtmaktır.”

@stratejivefikirler

Ankara’da rüzgâr, bu defa kuzeyden değil; içeriden esiyordu. Dosyalar sızdırılmıyor, aktarılıyordu. Kriptolar kırılmıyor, bizzat içeriden veriliyordu. Bu bir savaş değildi artık. Bu, gölgenin bile düşman seçtiği bir oyun halini almıştı.

Sessiz Satranççı, ilk kez bir tercih yapmak zorundaydı:Ya sistemi içeriden izlemeye devam edecek…Ya da sistemin dışladığı ama bilgiye hükmeden karanlık bir figürle anlaşacaktı.

Kod adı: Karga

Eski bir MİT saha ajanıydı. İhanetle suçlanmış, arşivlerden silinmiş, ama hâlâ kendi istihbarat ağını yöneten bir “hayalet”.

Sessiz Satranççı onu bulduğunda, gri sakallarıyla bir kütüphanenin arka odasında oturuyordu. Sadece kitaplarla konuşuyordu. Ama cümleleri hâlâ istihbarat kokuyordu: “Devletin içindeki devlet, asıl devleti görmezden gelenler sayesinde büyüdü.”

“Dost dediğin ne zaman tehdit olur, bilir misin? Tam da onun zaaflarını öğrendiğin gün.”

@stratejivefikirler

Sessiz Satranççı sustu. Çünkü karşısındaki adam konuşurken duvarlar değil, vicdanı yankılandı. Karga ona bir çanta verdi. İçinde sadece bir not:“Bu ülke içten çökertilmek için değil,içten doğrulmak için yeniden inşa edilecek.” Ama bir şartı vardı: “Bu hamleyi yaparsan görünmezliğin biter. Hedef olursun.Ve seni susturmak için, devletin en iyi satranç taşlarını bile feda ederler.”

Sessiz Satranççı başını eğdi. Bir satranç taşını eline aldı. At. Çünkü bazen en şaşırtıcı hamle, çapraz değil,hiç beklenmeyen bir sıçramadır.

“Sistemi çökmekten kurtarmanın yolu,onu yanlış ellerde kalmaktan kurtarmaktır.”

@stratejivefikirler

Sohbet, eski bir ajanla yeni bir stratejistin masada oturduğu sessiz bir anlaşmayla sona erdi. Ama bu ittifak sadece bir başlangıçtı. Çünkü artık savaş, bilginin değil; bilgece susmanın savaşıydı.

Gürkan KARAÇAM

Yorumlar

Yorum bırakın