İngiltere: Kanla Yazılmış Bir Medeniyet Yalanı

Dünya sahnesinde büyük güçlerin hikâyeleri hep kanla yazılır. Ama hiçbiri, İngiltere kadar ustaca kan döküp bunu “medeniyet” diye pazarlayamamıştır. Onlar, kılıcı kınında saklayan, fakat her masada en keskin darbeyi indirenlerin ustasıdır. Dünya tarihine en büyük ihanetleri, en derin komploları ve en sinsi sömürge planlarını kazımışlardır. İngiltere’yi anlamadan küresel siyaseti anlamak mümkün değildir.

“Zulmü kılıçla yapan barbar, kalemle yapan İngiliz olur.”
http://www.gurkankaracam.org

İngiliz Düzeni: Soyguna Medeni Kılıf

İngiltere’nin tarihi, halkları nasıl köleleştirip aynı zamanda kendini kurtarıcı gibi gösterebileceğinin ders kitabıdır. Bu oyunun en büyük ustası onlardır. Bir ülkeye girdiklerinde önce ticari ayrıcalık isterler, ardından bankerler gelir, sonra “yerli işbirlikçiler” yaratılır, ardından toplumu bölmek için mezhep, etnik ayrımcılık kışkırtılır, iç savaş çıkar ve nihayetinde İngiliz askerleri “barış getirmek” bahanesiyle topraklara çöreklenir.

“İngiliz girdiği yere barış, çıktığı yere harabe bırakır.”
http://www.gurkankaracam.org

İngiltere’nin kurduğu sistem, sömürdüğü toprakları sadece ekonomik olarak değil, kültürel olarak da kendisine bağımlı hale getirmek üzerine kuruludur. Hindistan’dan Afrika’ya, Ortadoğu’dan Osmanlı’ya kadar her yere “medeniyet” götürdüğünü iddia ederken, aslında her yeri fakirleştirmiştir. İngiltere, o kadar sinsidir ki bir ülkeyi mahvederken bile ona borç verip kurtarıcı rolü oynar.

“Bir milleti köleleştirmenin en zarif yolu, ona borç vermektir.”
http://www.gurkankaracam.org

Rothschild İngilteresi: Bankaların Gölgesindeki Krallık

İngiliz monarşisi dünyanın en büyük maskelerinden biridir. Gerçek güç, taçta değil, banka kasalarındadır. Londra’nın kalbindeki “City of London”, kraliçenin bile dokunamayacağı özel bir finans bölgesidir. Burası, dünyadaki savaşları finanse eden, ülkeleri borçla köleleştiren, hükümetleri satın alan küresel bankerlerin evidir.

Rothschild ailesi, 19. yüzyıldan beri İngiliz İmparatorluğu’nun arkasındaki gerçek güç olmuştur. Napoleon’a karşı savaşta her iki tarafı finanse eden, Osmanlı’yı borçlandıran, Rusya’yı ekonomik kıskaca alan hep aynı finans imparatorluğudur. Bugün de IMF, Dünya Bankası ve Londra’daki büyük finans kuruluşları üzerinden küresel sömürü sistemini sürdürmektedirler.

“İngiliz’in askeri tüfekle, bankerleri imzayla öldürür.”
http://www.gurkankaracam.org

Bir Damla Kan, Bir Damla Petrol: İngiliz Diplomasisi

İngiltere’nin dış politikası, petrol kuyularının haritası ile çizilir. Bir ülke petrol bulduğunda, İngiliz istihbaratı orada bir iç savaş planlamaya başlar. Sudan’dan Irak’a, Libya’dan İran’a kadar her yerde “demokrasi” bahanesiyle darbeler, isyanlar ve bölünmeler organize edilmiştir.

“İngiliz’in gözünde petrol, insandan daha değerlidir.”
http://www.gurkankaracam.org

Bugün bile Irak’ta, Suriye’de, Libya’da yaşanan kaosun arkasında İngiliz aklı vardır. 1916’da Osmanlı’yı bölmek için çizdikleri Sykes-Picot haritası hâlâ Ortadoğu’yu kana bulamaktadır. İsrail’in kurulması, Filistin’in yok edilmesi gibi olaylar, İngiltere’nin başını çektiği planların birer parçasıdır.

“İngiliz’in bir masada oturması, o ülkenin çöküşünün başlangıcıdır.”
http://www.gurkankaracam.org

İngiliz Halkı: Kendi Efendilerinin Kölesi

İşin ironik tarafı, İngiltere’nin sıradan halkının da bu sistemin kurbanı olmasıdır. Bir avuç banker, lord ve aristokrat; ülkeyi bir dünya gücü haline getirirken kendi halkını da ağır vergilerle sömürmüştür. Bugün İngiltere’de birçok insan geçinmekte zorlanırken, City of London’daki bankerler trilyon dolarlık işlemler yapıyor. Halk, kendisini yönettiğini sandığı siyasilerin aslında küresel finans baronlarına hizmet ettiğini bilmiyor.

“Bir halkı köleleştirmek için ona demokrasi tiyatrosu izletmek yeterlidir.”
http://www.gurkankaracam.org

Sonuç: Kurnazlıkla Yazılmış Bir İmparatorluk

İngiltere, tarihi boyunca hiçbir zaman cephe savaşlarını kazanan bir güç olmamıştır. Onun gücü, başkalarını birbirine kırdırmaktan ve sahnenin arkasında ipleri çekmekten gelir. Bugün de değişen bir şey yok. İngiltere, ABD’nin gölgesinde gibi görünse de, küresel sistemin zihin mimarlarından biri olarak dünyayı yönlendirmeye devam ediyor.

Ama bu hikâyenin bir sonu var. Sömürge halkları uyandı. İngiltere’nin kirli dosyaları bir bir açılıyor. Ve bir gün, dünya bu sinsi oyunları oynayanların ipini çekecek.

“Tarih, İngiliz’i medeniyet getiren değil, medeniyet götüren olarak yazacaktır.”
http://www.gurkankaracam.org

Gürkan KARAÇAM

Yorumlar

Yorum bırakın