Bir insan konuştuğunda sadece düşüncelerini değil; yaşadığı kültürü, mensup olduğu medeniyeti, kimliğini de ifade eder. Ancak modern dünyada diller, sadece iletişim aracı değil; aynı zamanda bir tahakküm silahına dönüşmüştür. Bu yeni savaşın adı: Psikolojik Kolonyalizm.
“Zihinsel işgal, dilin üstünlük kılığında sokulduğu andır.”
@stratejivefikirler
Batı’nın fiziksel kolonileri çökerken, zihinlere inşa edilen imparatorluklar güç kazandı. Artık toprak değil, düşünme biçimi işgal ediliyor. Ve bu işgalin ilk cephesi dildir. İngilizce bilmek değil mesele; İngilizce düşünebilmek… Ve daha tehlikelisi: Kendi dilinde düşünmeyi aşağılamak.
“Beden özgür olabilir; ama dili tutsak olan millet, hala esirdir.”
@stratejivefikirler
Aksanlar üzerinden yapılan sınıfsal aşağılama, özellikle medya ve akademi eliyle normalleştirildi. “İngilizce’yi ‘native’ gibi konuşanlar” başarılı, diğerleri yetersiz kabul edildi. Sömürge aksanları yüceltildi, yerli sesler bastırıldı. Böylece kişi, konuştuğu dilden utanır hale getirildi. Yani bu kez dil değil, dilin şekli üzerinden insan ezildi.
“Aksan; bir coğrafyanın melodisidir. Onu bastırmak, kimliğini susturmaktır.”
@stratejivefikirler
Fransa’da, Cezayirli bir çocuğun Fransız aksanı eksik diye dalga geçilmesiyle, Türkiye’de Anadolu şivesiyle konuşan bir öğrencinin hor görülmesi arasında hiçbir fark yoktur. Bu, Batı’nın dayattığı estetik standartlara göre bir psikolojik üstünlük kurma operasyonudur. Algı: “Senin aksanın geri kalmışlığının sesidir.”
“Kibirli dillerin aksanı yoktur; çünkü dünyayı kendi sesiyle konuşturmak ister.”
@stratejivefikirler
Bu yüzden global şirketlerin reklamlarında yerel aksanlar “komik karakterler” için kullanılırken, lider figürlere hep ‘batılı telaffuz’ yüklenir. Böylece zihinsel kodlar belirlenir: Kim ciddi, kim değersiz; kim efendi, kim hizmetçi…
“Dilin aksanı, zihnin bağımsızlık düzeyini fısıldar.”
@stratejivefikirler
Daha acısı: İnsanlar, kariyerlerinde ilerlemek için kendi ana dillerinden, şivelerinden, telaffuz biçimlerinden utanmaya başlar. Bu bir tercih değil; yönlendirilmiş bir teslimiyettir. Çünkü sistem, kendi dilinle ‘yerel’, başkasının diliyle ‘evrensel’ olabileceğini fısıldar.
“Diline yabancılaşan toplum, bir daha kendini tarif edemez.”
@stratejivefikirler
Bu sadece bir dil meselesi değildir. Bu, kültürel özsaygı meselesidir. İnsanlar, diline, şivesine, aksanına sahip çıktığında aslında kendi zihinsel topraklarını korurlar. Çünkü dili, sadece gramer kuralları değil; bir halkın tarihi, hafızası ve direnci oluşturur.
“Sömürgeciliğin en sinsi hali, kendi sesinden seni utandırmaktır.”
@stratejivefikirler
Çözüm: Aksanları bastırmak değil, onurlandırmaktır. İngilizce ya da başka bir dili öğrenmek değil; kendi dilini küçümsemeden öğrenmektir. Çünkü çok dillilik bir zenginliktir; ama tek bir dilin üstünlük sembolüne dönüşmesi, zihinsel apartheid’dir.
“Sömürge bitti sanıyorsan, Google’da ‘ana dili gibi konuşan’ ilanlarına bak.”
@stratejivefikirler
Ve unutma: Bugünün psikolojik savaşları, tanklarla değil, dil tercihleriyle kazanılıyor. Zihni fethetmek isteyenler, önce dillerle oynar. O yüzden, aksanına sahip çık. Çünkü senin sesin, sana ait olmayan hiçbir efendinin komutuna girmeyecek kadar değerli.
“Aksanını savunmak, kimliğini savunmaktır.”
@stratejivefikirler
Gürkan KARAÇAM
#aksan #şive #koloni









